Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ana sayfaya Dön // Röportaj
Bir Avukatın Gülbahçesi
12 Şubat 2011 Cumartesi Saat 08:56
Kıymetli hemşerimiz avukatlık mesleğinin duayeni Av. Mustafa Kuran, hatıralarını kaleme aldığı “Bir Avukatın Gülbahçesi “ adlı kitabı çıktı.

Kıymetli hemşerimiz avukatlık mesleğinin duayeni Av. Mustafa Kuran, hatıralarını kaleme aldığı “Bir Avukatın Gülbahçesi “ adlı kitabı çıktı. Biz de sayın Kuran’ın hayat yolculuğunda doyumsuz bir yolculuğa çıktık

1.Mustafa KURAN Kimdir.


Mustafa KURAN 1938 yılında Viranşehir’in Tekye mahallesinde doğdu. Çocukluğu orada geçti. Hacı Hüseyin Kuran’ın oğludur. Tahsilini Viranşehir, Mardin, ve İstanbul’da yaptıktan sonra İstanbul Hukuk Fakültesi mezun oldu. 36 seneden beri İstanbul Barosu avukatlarındandır. Siyasi Hukuki ve ticari işlerle uğraş vermekte. Kuran ailesinin bir ferdi olarak Viranşehir için, Urfa için ve tüm milletimiz için politika yaptı. Halen T. Hukukçular Birliği Genel Başkanı ve GAP Grubunun da Başkanlığını yapmakta olup evli, 3 çocuk babası. Arapça ve Almanca bilmektedir.


 
2. Efendim “Bir Avukatın Gül bahçesi” kitabınız. Çıktı okurlarımız adına öncelikle hayırlı olsun. Bizi bu gül bahçenizde biraz gezdirebilir misiniz. Viranşehir bu bahçenizde nasıl bir çiçek olarak yer alıyor?

Bir Avukatın Gül Bahçesi kitabım büyük zaman diliminin ve birikiminin sonucunda çıktı. Beni ben eden fikirlerimi, meselelere bakışımı ve çözüm yollarıyla ilgili olmak üzere yaşadığım 65 yaşımın hayat çizgisini, yetişmeme vesile olan memleketimi güzel Viranşehir’imi, kah mısralarla, kah samimi cümlelerle ifade etmek imkanını bulmuş oldum. Kitabım sevginin, kültürün, asil ruhun, mücadelenin, samimiyetin ve ihlasın bir gül destesidir. Sevgi ve çalışmanın insanı başarıya götürecek bir huzur yolunun ispatıdır. Bir avukatın Gül Bahçesinin her satırında Viranşehir’in onun aziz insanlarının ruhunun yansıması vardır. Zira Viranşehir bir huzur ve sevgi beldesidir, beni yetiştiren Ayınşark’ın, Curcub’un, yeşilliklerin, büyük ailelerin sevgi haleleri var Gül Bahçesinde güzel kokularla yaşamımıza vesile ve sebep olunmuştur. Bu gül Bahçesinden herkes ve her kesim nasibini alabilir.

3. Efendim Bu kitap avukatlık mesleğinizle özümsenmiş yaklaşık  35 yılınızı iştiğal ediyor. Ve ayrıca dolu dolu bir yaşamınız var. Ünlülerin avukatı diye de anılıyorsunuz. Bunlar arasında ilk aklımıza geleni söyleyelim. İbrahim Tatlıses. Sizi yönlendirmiş olmayayım amma hayatınızdaki en ilginç davalardan hatırınızda kalan bir iki davayı kitabınıza paralel olarak anlatabilir misiniz.

 Eyüp bey İbrahim Bey’in (Tatlıses) 1986 yılında yani şöhreti daha yeni yakaladığı dönemde avukatlığını yaptım.Hele Kuşadası’ndaki,İzmir’deki davasına beraber gitmiş olmamız benim için mesleğimin renkli günlerini yaşatmıştı bana.Duruşmamız sabah erken saatte olunca,bir gün evvel akşam uçağıyla Akşam uçağıyla gittik.Duruşmaya uykusuz halimle girmiştim.Perihan Savaş ise uçak yolculuğundan korktuğu için geceyi otobüs yolculuğu yaparak geçirmişti. Sonuçta müvekkilim İbrahim TATLISES beraat etti.O, gerçekten zeki ve  akıllı bir insandır.Urfa’yı her defasında en iyi şekilde temsil etmeyi bilmiştir.Pek çok Viranşehirli’nin davasına  girdim. Faydalı olmaya çalıştım. Tabii olarak Viranşehir’in 10 sene evveline kadar tek avukatı İstanbul’da bendim. Çok renkli-heyecanlı davalara girdim. İbrahim Tatlıses de bunların içindedir. 10 seneden fazla avukatlığını yaptım. Renkli, unutulmayan pek çok davada avukatlık yaptım.
4.Efendim sizinle birlikte memleketin aydınlarının çıkardığı eserler yavaş yavaş çoğalıyor. Fakat yine de sayıları parmakla gösterecek kadar az. Memleketin aydın-yazar yetiştirememesinin sebebi nedir sizce.Yoksa eğitime mi yatırım yapmıyoruz.
4- Bir memleketin kalkınması ve huzuru insanlarının iyi yetişmesinde ve ahlaki oluşlarındadır. Her şey insan ekseninde düşünülmelidir. Eğitim çok önemli faktördür. Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Görenle görmeyen..... Elbette bir olmaz. Ben Viranşehir’in ilk hukuk ve Üniversite mezunuyum. Zaman içinde bugünlere gelirken Allah’a Şükür memleketimizde de çok insan yetişti, okudu, üniversiteyi bitirdi hepsiyle iftihar ediyorum. Türkiye’de insanlar – gençler iyi eğitim alamamakta, alanlarda kendi özel gayretleri ve çalışmalarıyladır. İnanıyorum ki bütçeye eğitim için daha fazla para koyarlarsa ve eğitimi, insan unsurunu ön plana çıkaran, ruh dünyasını da düşünülen bir anlayış, toplumu elbette kalkındırır. Ehliyetli, inançlı ve nurlu nesiller yetişir. Türkiye’mizin en büyük ihtiyacı budur. Akıl, inanç ve ilim. Eyüp bey sizden yeni işittim. Doktora sahibi kaymakamımız Yalçın Yılmaz’ın memleketin ileri gelenleriyle toplantı yapacağını düşünüyormuş? Güzel bir teşebbüs... destekleriz... icabında o toplantıda İstanbul’dan gelip, iştirak ederiz. Ciddi müşahhas projelerle ortaya çıkılması halinde büyük hizmetler yapılır, yardım sağlanabilir.
5.Kitabınızda göze çarpan objeler “Türkiye’nin yakın tarihine yön veren insanlarla birlikte hareket etmişsiniz.Oturup kalkmışsınız.Önemli sorumluluklar yüklenmişsiniz.Bunlar arasında dokuzuncu cumhurbaşkanımız Süleyman DEMİREL,DYP genel başkanı Mehmet AĞAR, Doç. Dr. Nurettin TOPÇU, Şair –Yazar Necip FAZIL KISAKÜREK, Prof. Dr. Abdülkadir Karahan, Prof. Dr. Nevzat YALÇINTAŞ vs. Fakat siz arka planda kaldınız. Bunun sebeb-i hikmeti nedir.?
Lise tahsilimden itibaren vatanperver, halk sever ve inançlı olarak yetişmeye çalıştım. Üniversite yıllarım ve 36 senelik avukatlık yaşamımda hep Demokrat olmayı, Birlik ve beraberliğin servet olduğunu, iyi yetişen vatan evlatlarının bu aziz milletimize faydalı olacağı düşüncesi içinde Türkiye’yi uzun müddet yönetenlerle beraber oldum. Tutum ve davranışlarımla da onlara yardımcı oldum. Fikren onlardan istifade ettim.
İnsanın memleketine hizmeti asildir, güzeldir ve bu her mevki de – makamda olabilir. Adalet Partisi ve DYP partisinde her görevi şerefle üstlendim. İl ve ilçe başkanlıklarında bulundum. Hukukçu olarak da sağ cenah avukatlarının hukukçuların 18 seneden beri başkanlıklarını İstanbul’da yapmaktayım. Bunlar güzel şeyler ancak sualinizde görülen şu ki, neden milletvekili olamadınız?... evet doğrudur, bütün taleplerime ve 4 defa Aday olmama rağmen milletvekili olamadım, Seçilemedim. Tabi bu bir kısmet işidir. Kısmette yoksa olmaz.
Milletvekilliğini istememde ki sebep; sahipsiz, ihmal edilmiş, cehaletle kıvranan, maddi manevi sıkıntıda olan bölge halkımıza, bilhassa Viranşehir’e ve dolayısıyla tüm Türkiye ye hizmet etmek için fırsattı. çünkü halka hizmet hakka hizmet şuurundayım... o olmadan da inancımın, kültürümün ve birikimimle bu hizmet etme çalışmalarıma devam etmekteyim.. Allah ne kısmet etmişse ben onu göreceğim... Kaderde ne varsa o olmaktadır... tedbir takdiri bozmaz..

6.Kitapta bu günkü gençliğin üzerinde duracağı ve kendilerine rehber edineceği önemli makaleler var. Bunlardan biraz bahseder misiniz?

 Kitabım 4 kısımdan oluşmuştur. 1. Kısım çocukluğum, Viranşehir ve İstanbul hayatım ve emek vererek, günde 15-18 saat çalışarak yakalanan başarı grafiği, bugünkü hayatım. 2. Kısım makalelerim, fikirlerim ve Türkiye’nin problemleri ve çözümleriyle ilgili yazılan 200 sayfalık fikir dolu yazılardır ve sonunda Mekke- Medine yüce duyguları. Türkiye bizimdir, başka vatan yoktur. Onun için gençlerimizin iyi yetişmesi, dengeli olmaları her zaman söylediğim gibi normal bir insan ilmi, aklı ve inancına yani 3 prensiple hayatına yöne verendir.
Kitabımda genç avukatlara, genç politikacılara önemli bilgiler var... Toplumda her gün televizyonda, politika arenasında, gençler- fikir erbabı arasında konuşulan mevzular- konular özellikle tarafımdan seçilmiş ve çözümleriyle beraber yazılmıştır. Geçenlerde 500 bin nüfuslu bir ilçenin başkanı bana dedi ki; “konferansta ve partilere yaptığım konuşmaları, kitabınızdan çıkararak okuyor ve toplumun takdirini topluyorum” dedi. Evet gençler konulara hakim olmalıdırlar. Türkiye’nin sen-ben kavgası yerine ilmi, aklı, mantığı, adaleti ve sevgiyi hakim kılmaları halinde hem onlar güzelleşir, büyürler hem de toplumun sevgisini kazanırlar... Çünkü toplum kavga değil barışa, huzura ihtiyacı vardır. İnançlı insanların birleşmesi, bütünleşmesi gerekir. Kitabımda bu konuda yazılan yazıları gençlere tavsiye ediyorum. Yeniden yapılanma, düzenin baş belası ve yolsuzluk, ayrılmak değil, birleşmek, bütünleşmek gibi konulara eğilsinler. GAP’ı Güneydoğu da ki yatırımların müşahhas projelerle ifadelerinin üzerinde dursunlar.

7.Son olarak ne söyleyeceksiniz?
Sayın Eyüp bey kitabımla yakın ilgilenmen ve Viranşehir kültür hayatına yayın organınızla hizmet etmeniz, samimi duygularınız karşısında bir Viranşehirli olarak teşekkür ediyorum. Viranşehirli çok iyi niyetli, gelişmeye müsait, mozaiği iyi ve kalbi insandır. Çalışkan ve özverilidir. Bugün İstanbul da olan Viranşehirliler de aynı duygu ve düşünceler içindedir. Amacımız, halkın kalkınması, gençlerin iyi eğitilmesi, dört mevsimde mahsul alınması ve insanlarımızın mutluluğunu arzulamaktır. Okuyuculara, hemşerilerime en derın sevgı selam ve saygılarımı sunuyorum.                 

      25/12/2003

Bu yazı toplam 10711 defa okundu.
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Şu An Sitede
7 Kişi Online
SİTE ANKET
DÜNÜN MANŞETLERi
SEFERLER  + Ekle 
ETKiNLiKLER  + Ekle 
ARŞİVDE ARA
ÇOK OKUNANLAR