Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ana sayfaya Dön // Kültür-Sanat
Kürt Sineması
25 Ocak 2014 Cumartesi Saat 18:32
Dünya sineması tarihine baktığımızda sinema tarihi içerisinde Kürt sineması istenildiği noktada değildir.

KÜRT SİNEMASI

          Dünya sineması tarihine baktığımızda sinema tarihi içerisinde Kürt sineması istenildiği noktada değildir. Bunun birçok nedenleri vardır. O süreçlerde Kürt sineması tarihine baktığımızda Kürtlerin yaşadığı coğrafyalarda kirli oyunlar oynanmakta ve Kürtler asimile politikalarla karşı karşıya bırakılmaktaidiler. Kürtlerin dili, kültürleri kirli oyunlarla yok sayılmakta. Kürtler bağlı olduğu devletlerin o suretçe kendi sistemlerinden ve dayatmalarından kaynaklı birçok haklarından mahrum bırakılmışlardır. Bu sadece Kürdün sinemada ki rolünü inkar etmek değil aynı zamanda Kürtleri yaşadığı bölgelerde varlıklarından da mahrum bırakmak demekti. Varlığı inkâr edilen bir milletin dili ve kültürü olmadığı gibi sineması da olmaz.

       Kürtler birçok sinema filmlerinde film konusu olmuştur. Kürtleri konu alan filmler daha çok köy ve kırsal kesimini de ele almıştır. Filmlerde Kürtlere verilen roller; daha çok kaçakçılık, kan davaları, kız kaçırma gibi rollerdir. Kürtleri konu alan filmler daha çok Kürtlerin onurlarını ayaklar altına alan ve Kürtleri kötü gösteren filmlerdir.  Kürtler filmlerde hep bozuk bir Türkçe konuşan, hep alay edilen olmuştur.

       Çekilen ilk Kürt filmi Zerê 1926 da Ermenistan’da çekilmişti. Bu filmle Kürtler dünya sinemalarında yerini bulmuştur. İlk Kürt filmi olması nedeniyle oldukça ilgi çekmiştir. Kürtler sinemaya yönetmen ve senarist Yılmaz Güney’in filmleriyle  farklı bir konum kazanmışlardır.

Bu sayede Kürtlerin onurları sinemada ayaklar altından kurtarılmış ve Kürtler sinemada hakkettiği yere gelmiştir. Yılmaz Güney çektiği filmlerle toplumda ki haksızlıkları işlemiş, devletin toplum üzerindeki baskıcı gücünü belirgin bir şekilde sinemaya taşımış ve toplumda yaşanan bazı olayları cesur bir şekilde, eleştirel bir yaklaşımla ekrana taşımıştır. Yılmaz Güney’in bu şekildeki sinemaya bakışı birçok yönetmeni cesaretlendirmiş ve çekilen filmlere kaynaklık etmiştir.

         Bugün Kürt sineması tarihine baktığımızda İran’da, Irak’ta, Türkiye’de ve Avrupa’da birçok yönetmen tarafından çekilen ve azımsanmayacak derecede Kürt filmleri vardır. Festivallere katılan festivallerde ödüller alan yönetmenlerimiz ve filmlerimiz var. Devleti olmayan bir milletin sinemasının da özgür bir şekilde gelişme göstermesi beklenilemez. Kürt sinemasının istenilen noktaya gelebilmesi için bu süreçte Kürt sinemasının üzerindeki engellerin kaldırılması gerekir. Kürtlerin yaşadığı bölgelerde kendi dil ve kültürleriyle özgür bir şekilde filmlerini çekmesi için gerekli koşulların oluşturulması lazım. Eğer bu koşullar oluşturulursa Kürt sineması ulusal alandaki hak ettiği yere gelmesi beklenilmektedir.

                                                                                                                

 *   Hüseyin ÇINAR

Bu yazı toplam 2724 defa okundu.
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Şu An Sitede
7 Kişi Online
SİTE ANKET
DÜNÜN MANŞETLERi
SEFERLER  + Ekle 
ETKiNLiKLER  + Ekle 
ARŞİVDE ARA
ÇOK OKUNANLAR