Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mevlana Halid-i Bağdadi
23 Ağustos 2010 Pazartesi Saat 19:20
Asıl adı Xalid Bin Ehmed'dir. İslam dünyasında Celaleddin-i Rumi'den sonra 'Mewlana' lakabıyla anılan ve bu sıfatla meşhur olan ikinci kişi olduğuna bakılırsa tesiri anlaşılmış olur.

Asıl adı Xalid Bin Ehmed'dir. İslam dünyasında Celaleddin-i Rumi'den sonra 'Mewlana' lakabıyla anılan ve bu sıfatla meşhur olan ikinci kişi olduğuna bakılırsa tesiri anlaşılmış olur. Bir süre Bağdat'ta kaldığı için kendisine Mewlana Xalid-i Bağdadî de denmektedir. Bu isimle anılmasında Kürt olduğunun bilinmesinin istenilmemesi gibi siyasi sebepler de vardır ancak icazetnamesinde Eb-ül-Bahâ Eşşeyh Ziyâeddin Mevlânâ Hâlit bin Ahmed bin Hüseyin eş-Şehrezûrî el-Kürdî olarak isimlendirilmiştir. Caf aşiretinden olan Xalid, 1777 yılında (bazı kaynaklar 1778 ve 1779 demekte) Şehrezor'da dünyaya geldi. Kendi döneminin ünlü bilginlerinden ve Muhammed Adem-i Kurdî, Salihê Kurdî, Mıstefayê Kurdî gibi Kadirî tarikatı alimlerinden icazet aldı. Kürdili bir geleneğin takipçisi oldu. Özellikle Kürt başkaldırısının büyük bir dönemine öncülük yapan Berzencî ailesinin ünlü alimlerinden Evdurrehim ve Evdulkerimê Berzencî kardeşlerin yanında uzun süre kalarak Mantık ve Kelam ilimleri üzerine yoğunlaştı. Daha sonraları Doğu Kürdistan'daki Senendec'te Muhammed Quseym'den matematik, geometri, mühendislik gibi bilimleri öğrendi. Eğitimi için gittiği Bağdat'tan Süleymaniye'ye döndü ve Şeyh Evdilkerim Berzencî'nin ölümü üzerine genç yaşta Süleymaniye Medresesi'nin sorumluluğunu üstlendi. Yedi yıl burada kaldıktan sonra 1805′te Hicaz'a gitmeye karar verdi. Bir süre Şam'da ikamet etti, Medine'ye ve oradan Mekke'ye geçti. Hacı olduktan sonra tekrar Süleymaniye'ye döndü, burada, Sinê ve Hamedan'da öğretmenlik yaptı. 1809 yılında arkadaşı Mîrza Azîmabadî ile Hindistan'a gitmeye karar verdi. İran üzerinden Hindistan'a altı ay boyunca yürüdü ve yol boyunca İslam alimleriyle mülahazalarda bulundu. Bu kısa süre içerisinde 50 milyona yakın insanın Kuran'la ilgili yorumunda değişiklikler yarattığı söylenir. Cihanabad'ta (bazı kaynaklara göre Delhi) Abdullah Dehlewî tarafından büyük saygıyla karşılandı. Burada irşad icazetini alarak 1811 yılında Kurdistan'a geri döndü. Bir süre yine Süleymaniye'de kaldıktan sonra Bağdat'a giderek İhsanîye Medresesi'ni açtı. Bu medrese ilk Xalidîye tekkesi oldu. Burada hem Kadirî hem de Nakşi şeyhi olduğu için kendisine Zülcelaleyn (iki kanatlı) ünvanı verildi. Bağdat'ta bir süre kalıp Süleymaniye'ye döndü ve burada ikinci bir tekke açtı. Eğittiği haleflerini (bunlardan 33′ü Kürttü) Müslüman ülkelere gönderdi. Mewlana Halid tekrara Bağdat'a, oradan da Şam yakınlarındaki Salihiye'ye gitti. Orada da bir tekke açtı. 16 Haziran 1826 tarihinde Şam'da başgösteren veba hastalığındandan 49 yaşında vefat etti. Mezarı Şam'ın Salihiye ilçesindeki Kasyun tepesinin eteğindedir. Sultan I. Abdülhamid'in emriyle mezarının üstüne bir kümbet yaptırılmıştır. Daha çok Farsça şiirler yazan Mewlana Xalid, Kürtçe şiirler de yazmıştır. Dünyanın en kalabalık Müslüman nüfusa sahip ülkesi olan Endonezya'da çok sayıda müridi olduğu, bunların pek çoğunun Mewlana Xalid'den aldıkları ilhamla, etnik hiçbir ilişkiolmamasına karşın Kürt isimlerini kullandıkları bilinmektedir. Hiç şüphesiz ki Mewlana Xalid'in kişiliği ve öğretisi, Nakşibendi tarikatı içerisinde büyük değişiklikler meydana getirdi. Nakşibendi tarikatının geçmişte de Kürtler arasında önemli bir rolü vardı. Tarikatın etkinliği, Mewlana Xalid'le birlikte ciddi boyutlarda artmıştır. Kısa bir sürede yoğun bir Kürt takipçisi oluşmuştur. Osmanlılardaki Nakşibendilerin çoğu Mewlana Xalid'e katılmıştır. Başta akaid ve fıkıh hakkında olmak üzere birçok konu hakkında eserleri vardır. Başlıca eserleri; Mîssbahud'Dîwan (Şiir-Farsça, Arapça, Kürtçe - İstanbul, 1844; Mecdî Tadîfî Menaqîbî (İstanbul, Menkıbe, 1875), Eqîda Kurdîya (Kürtçe elyazması akide), Risaleya Rabita (Rabıta Risalesi), Mektûbat (Öğrencilerine yazdığı Arapça, Farsça mektuplar), Adab Risalesi, Zikir Adabı Risalesi, Tarîk Risalesi, Cila'ül-ekdâr, Fera'idü'l-Fevâid, Hosînameya Mewlana (Mevlana Halid'in Vasiyeti), Eqd-ul Cewherî fi Ferqî Beyne Kesb-îl Matûrîdî (Eşarîlerle Maturidîlerin kesb ve irade-i cüziyye konusundaki görüşlerini inceler - Ebdulhemîd Xerpûtî tarafından yazılan bir şerhi vardır), Zübdetü'r-Resail Umdetü'l-Vesail (Mektubat ve diğer risalelerden alıntılar), Makamat-ı Elî Herîrî-i Kurdî, Cem-ul Fuad kitabı üzerine bir "haşiye", Nîhayeyî Remelî (Cuma bahsi, 2 cilttir), Şerha 'Eqayida 'Eddûdî (Şerh- Hanefi mezhebinden Şafi'î mezhebine geçenler için bir kılavuz), Seyalekûtî (1804'ten önce yazıldığı biliniyor), Xalîbet-il Ekrad fî Teqelubat-îl Emsar, Feraîl-il Fewaid, Cela-ul Ekdar we Seyf-il Bîtarî we Selewat, Rîsala Adabên Şêx û Mirîdan (Şeyh ve Müridler için Zikir Adabı), Rîsala Zikrkirina di Tefrîqa Nexşebendî de (Nakşibendi tarikatında Zikrin Kuralları hakkında risale), Akidenâme-i Kurdî.
Bu yazı toplam 6935 defa okundu.
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Şu An Sitede
5 Kişi Online
SİTE ANKET
DÜNÜN MANŞETLERi
SEFERLER  + Ekle 
ETKiNLiKLER  + Ekle 
ARŞİVDE ARA
ÇOK OKUNANLAR